Çarşamba , Ekim 18 2017
Anasayfa / ANTEP SAVUNMASI / Şehirde savaş başlıyor (Ali Nadi ÜNLER)

Şehirde savaş başlıyor (Ali Nadi ÜNLER)

Şehirde savaş başlıyor (Ali Nadi ÜNLER) resim

ŞahinBeyin kahramanca şahadeti, Gaziantep ve çevresindeki büyük bir üzüntü veızdırap yaratmış ve herkesi yenilmez bir intikam hırsı ve arzusu ile coşturmuştu.İşte bu derin tepki şehirde aylardan beri sürüp gelen gergin havayı ateşledi. 1Nisan 1920 de Kilisten gelen ANDERYA birlikleri Antepten ayrıldığı ve BalabanBoğazında Kılıç Ali Beyin müfrezesi ile savaşa tutuştuğu sırada, Antep’te desavaş başladı. Heyet-i Merkeziye ilk açık toplantısını yaparak savaşın idaresinieline aldı. 27 semt halinde yüzer kişilik mücahitten kurulu birliklere öncedenhazırlanmış plana göre savaş yerlerini tutmalarını emretti.

Şehir şimdiki HürriyetCaddesiyle ikiye ayrılmıştı. Caddenin doğu yönü Türk hatlarını, batı tarafıFransız ve Ermeni cephesini teşkil ediyordu. Caddenin su burcu ile birleştiği yerdenbatıya yönelerek Çınarlı Camii ile batısındaki okulu (şimdiki ÇınarlıParkının olduğu yer) içine alan ve caddenin kuzeyini teşkil eden evlerle HürriyetCaddesinin, İnönü Caddesi ile birleştiği yerden batıya doğru caddenin güneyindekibinalar da Türkler tarafından tutulmuştu. Hazırlıklar tamam, sinirler gerilmiş,herkes harbin başlamasını bekliyordu. Tesadüfen atılan bir silah üzerine, caddelerbarikatlarla kapanmağa, cepheye düşen evlerde mazgallar açılmaya, evden eve geçenkapalı yollar yapılmaya başlandı. Harp fiilen başlamıştı. Bir milli müfreze, ozaman askeri fırın olan, 20 kişilik bir Fransız müfrezesinin barındığı ŞehitKamil İlkokulunu sararak içindeki askerlerle birlikte subaylarını esir etti. Başkabir müfreze Mardin binasını, Kurban Baba ve Azez yokuşu tepelerini tutarak Fransızkarargahını ve koleji ateş altına aldı. Şıh Camiinde bir hastane açıldı.Başhekimliğini Sağlık Müdürü Şahabettin Bey, operatörlüğünü Dr. Mecit(Barlas) Bey, iç hastalıkları kısmını Dr. İbrahim Söylemez ve Fahri Can beyler;eczacılığını da Nuri Bey üzerlerine aldılar. Bu kadro harbin sonuna kadar büyükferagat ve fedakarlıkla çalışmıştır.

Savaş mazgallardakarşılıklı ateş teatisi şeklinde başlamıştır. Gerek Fransız Komutanlığı,gerekse Heyet-i Merkeziye şehir içinde savaşı önlemek için ciddi olarakçalıştılar. Fakat müthiş bir galeyan halinde bulunan halkı yatıştırmağa imkanolamadı; karşılıklı mazgallardan Ermeni çetelerinin tahrik edici tutumları buçalışmaları engelledi.

4 Nisan Kuvayi MilliyeKumandanı Kılıç Ali Bey, müfrezesi ile Burçtan Antepe geldi. Ermenilerisavaştan vazgeçirmek için uğraştı. Maraş’ tan öğüt verdirmek için Ermenipapazları getirtti.; fakat Ermeni gençlerini ikna etmek mümkün olmadı. Her semttentoplanan bir kısım eratla dörder bölüklü YILDIRIM ve ŞİMŞEK taburları kuruldu.Birlik komutanlıklarına yedek subaylar tayin oldu. Geriye kalan semt efradı kendireislerinin emrinde savaşıyorlardı. Savaş, karşılıklı mazgallardan ateş suretiyledevam ederken 16 Nisanda Kolonel Norman komutasında bir birliğin Nizipten gelişi ileharp ateşi alevlendi. Kılıç Ali Bey bir kısım kuvvetle gelen düşmanı BABİLGEkuzeyinde karşıladı. Top seslerini duyan şehirliler Kılıç Ali Beye yardımakoştular. Ateş ve sayı üstünlüğü ile Kılıç Ali Beyİ uzaklaştırandüşman, Antep’ ten gelen çeteleri de Göllüce yazsında önemli kayba uğrattı.Düşman sağ kanadı ile Cünüt, Kuşcu Dağı, Çıksorut ve Hacıbaba’yı; sol kanadıile Sarımsak Tepe Mardin ve Kurbanbaba tepesini işgal etti. Kolejdeki birlikleri ilebağlantı kurdu; topları ile şehri bombardımana başladı. Bu arada ilk defa olarakKolejdeki Fransız topları da bombardımana katıldı. Düşman şehre girdi diyeyayılan bir haber umumi bir panik yarattı. Bir kısım halk henüz kapanmamış olaykuzey yönünden şehri terk ediyordu. O sırada çıkan müthiş bir fırtına vesağanak halinde yağan dolu, bu kaçışın fecaatini artırıyordu. Kılıç Ali Bey,yanındaki kuvvetlerle şehre girememiş Dülük Köyüne çekilmişti. Şehirde kalan azbir kuvvet hem mevcut cepheleri tutmak, hem de şehri çepeçevre kuşatan düşmanakarşı yeni cepheler açmak zorunda idiler. Bu cephelerde siper yoktu, halk kadınlıerkekli kazma küreklere sarılarak şehrin kenarında siperler kazmağa başladılar.

Bir ültimatomla şehrinteslimini isteyen düşmana mülayim cevaplar verilerek oyalandı. Kılıç Ali Beynezdindeki birlikler geceleri düşmanın kapatamadığı yerlerden şehre sokuldu.Birkaç gün içinde iç cephe durumu ıslah edildi. Teslimden ümidi kesen düşman,bombardımanlar ve saldırılarla şehri tazyike başladı.

26 Nisan sabahı bir düşmanmüfrezesi, iki tank himayesinde şiddetli topçu ateşi desteği ile şehrin doğusundaMağarabaşı mevkiinden hücuma geçti. İlk hamlede bir kısım evleri işgal etti.Diğer cephelerden takviye alan milli kuvvetler karşı hücuma geçtiler. İşgal edilenevlerin damlarını, duvarlarını delerek bomba hücumu ile düşmanı attılar. Atılançelik mermilerle düşman tanklarından biri hasara uğratıldı. Düşman ağır zayiatvererek çekildi. Bu savaşa Türk kadın ve çocukları da mücahitlere cephane ve suyetiştirmek, yaralıları taşımak suretiyle katıldılar.

Kılıç Ali Bey, çevre köy vekasabalardan gelen Milli müfrezeler, Maraştan gelen kadro halinde bir nizamiye taburuve bir batarya dağ topuyla muhasarayı yarmağa hazırlanmıştı. 26/27 Nisan gecesişehrin kuzeyinden taarruza geçti. Fakat Norman birlikleri daha önce muhasarayıkaldırıp Nizip istikametinde çekilmiş olduklarından savaş vermeden şehre girdi. Ongün devam eden Antepin birinci muhasarası da böylece bitmiş oldu.

3 Mayısta düşman işgalindebulunan Kurbanbabaya hücum edilerek şiddetli bir savaş sonunda buradaki düşmantamamen yok edildi. Mardin binasını tahrip edecek top bulunmadığından bu sebeplealınamadı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.