Çarşamba , Ekim 18 2017
Anasayfa / ANTEP SAVUNMASI / ŞAHİN BEY (1890 – 1920)

ŞAHİN BEY (1890 – 1920)

ŞAHİN BEY (1890 – 1920) resim

Asıl adı Mehmed Said olan Şahin Bey 1890 yılında Antepte doğdu.Kurtuluş Savaşında Fransızlara karşı girişilen Antep direnişinde ünlendi. İlköğrenimini Antepde gördü. Rüştiyeyi yarıda bırakarakderici amcasını yanında çalıştı. I. Dünya Savaşı sırasında Yemendesavaştı. Ali Said Paşanın yanında gösterdiği yararlıktan ötürüerlikten subaylığa yükseltildi. Mondros Mütarekesi sonrasında Antepe döndü ve Kiliste askerlik şubesinde görevlendirildi.

Antepin 5 Kasım 1918da Fransızlarca işgalinden sonra oluşturulan direniş örgütlenmesisırasında Kilis Kuvay-ı Milliye komutanlığına getirildi. Kilis-Antep Karayolunda oluşturduğu üç savunma hattıyla, uzun süre Fransız alayınakarşı Kızıl burun ve Kertil tepelerini iki gün savundu sonundaBostancık yakınlarına çekildi. Bir yarma harekatı düzenlemeyeçalışırken 28 Mart 1920de makineli tüfek ateşiyle öldürüldü. Adına ağıtlar yakılan Şahin Beyin kahramanlıkları türkü ve uzun havalara dakonu olmuştur.

ANTEPLİ ŞAHİN
Ben Antepliyim, Şahin’im ağam.
Mavzer omuzuma yük.
Ben yumruklarımla dövüşeceğim.
Yumruklarım memleket kadar büyük.

Hey, hey!
Yine de hey hey!
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım.

Bu dağlarda biz yaşarız, bu dağlar bizim dağımız.
Namusumuz temiz, bayrağımız hür
Analarımız, karımız, kızımız, kısrağımız
Burda erkekçe döğüşür

Bir bayrak dalgalanır Antep kalesi üstünde
Alı kanımdaki al, akı alnımdaki ak
Bayraklar içinde en güzel bayrak
Düşüncem senden yanadır

Hep senden yanadır çektiğim kahır
Bu senın ülkende, senin gölgende
Düşmesin kara kalpaklar, kirlenmesın duvaklar
Korkum yok ölümden kâfirden yana
Alacaksa alsın beni şafaklar.

Hey, hey!
Yine de ey hey!
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi
Yaşamak ne güzel şey.

Bir sır var bu mavzerde, attığım gitmez boşa
Çıkmış bir eski savaştan
Türk ün bir karış toprak parçası için
Destanlar yazacağız yeni baştan.

Yıktım toprağın üstüne bir sarı kurşunla birini
Çıktı karşıma biri,
Çıktıkça çektim tetiği bismillâhlarla beraber
Vurdum alnından kâfiri.

Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı bismillâh
Bu kaçıncı ölüdür?
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah
Vurun Antepliler namus günüdür!

Ben Antepliyim Şahin’im ağam
Mavzer omuzuma yük
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük
Yavuz Bülent Bakiler

KARAYILAN SAVAŞ DESTANI ŞİİRİ
Karayılan derki harbe oturak
Kilis yollarından kelle getirek
Fransız adını bütün kaldırak
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Fransız topları leyleğe vurdu
Salladı salladı Anteb’e vurdu
Yılan bey uğruna bekçi mi durdu
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Atıyor da zalim gavur atıyor
Mulla beyim şehit olmuş yatıyor
Güçcük Mehmet çetelerin kaçıyor.
Vur gavuru dayanmaz Mulla beye!

Anama söyleyin damda yatmasın
Çuha şalvarına uçkur takmasın
Oğlum gelir diye yola bakmasın
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Karayılan derki öldüm gaziler
Kurşun değdi yaralarım sızılar
Evde yetim kaldı emlik kuzular
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Atına binmişte elinde dizgin
Çeteler içinde yılanım azgın
Olduğu cephede hiç vermez bozgun
Vurun Türk Uşağı Antep gidiyor!

Anteb’in kolleci yücedir yüce
Topların sesinden yatılmaz gece
Gözünü sevdiğim Savcılı Hoca
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Kolumu salladım toplar atıldı
Kara daş içinde çete koymadı
Karşıdan göründü düşman kalmadı
Vurun arkadaşlar namus günüdür!

Şıhın Dağı derler bir ova yazı
Yazıda yaylar koyunla kuzu
Gözünü sevdiğim Türk Elif Kızı
Neylemeli Aslan Mulla vuruldu!

Hüseyin EROĞLU

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.