Pazartesi , Aralık 11 2017
Anasayfa / ANTEP SAVUNMASI / General Gobo Tümeninin gelişi ve Antepin son muhasarası (Ali Nadi ÜNLER)

General Gobo Tümeninin gelişi ve Antepin son muhasarası (Ali Nadi ÜNLER)

General Gobo Tümeninin gelişi ve Antepin son muhasarası (Ali Nadi ÜNLER) resim

     FransızŞark Ordusu Kumandanlığı sekiz aydan kahramanca savaşan Gaziantepinbombardımanlar, cebri hücumlarla zaptedilemiyeceğini kesin olarak anlamıştı. Şehrinuzun süre kuşatılarak müdafilerin aç ve cephanesiz bırakılmasını tek başarışansı olarak görüyordu. Bu görüş neticesi General Gobo komutasındaki 4. FransızTümenini Antepe gönderdi. Bu tümen 20 Kasımda Antepe geldi. Çetin savaşlarvererek Antepi çeviren tepeleri zaptetti. 23 Kasımda şehir tamamenkuşatılmıştı. Gobonun tümeni 13 tabur piyade, 1,5 süvari alayı, 4 batarya75lik 5 batarya 65lik, yarımşar batarya 105 ve 155lik top, bir uçak filosu vediğer yardımcı birliklerden kurulu idi. Antep ‘teki Fransız garnizonu ve Ermenigönüllüleri de katılınca düşman kuvveti 20,000e çıkıyordu. Buna karşılıkşehirdeki Türk kuvvetleri 400 mevcutlu Yıldırım taburu, 200 mevcutlu Antep taburu,120 mevcutlu 25, Alay birinci bölük, 750 semt efradı ki, toplam 1470 silahlı ve 500silahsız tahkimat eratından ibaretti. Türklerin silahlarına gelince: Osmanlı, Alman ,İngiliz, Fransız, Rus tüfekleri olmak üzere muhtelifti. Bütün bu tüfeklerin sadece82 süngüsü vardı. Biri Maksim, biri Hoçkins iki ağır makinalı tüfekle 3 İngilizhafif makinalı tüfeği de bu kuvvetlerin ağır silahları idi. Cephane mevcudu yüzbinin altında idi. Mevcut erzaka gelince: milli kuvvetlerle şehirde lalan on beş bincivarında sivil halkı en çok bir ay iaşe edebilecek durumda idi. Bütün bu kötüşartlara rağmen Anteplilerin direnme azmi kırılmamış, düşman muhasarasını yarmakiçin saldırılar tertip etmekten vazgeçmemişlerdir.

General Gobo, bir kısımkuvvetleriyle şehri kuşatırken ayrı bir kuvvetle de hariçteki kolordu birliklerinesaldırdı. 9. Tümeni Beylerbeyi civarında, 5. Tümeni Küllü köyü yakınlarındayenerek Birecike kadar takip etti. 5, Tümen Fıratın doğusunu geçmek zorundakaldı. Düşman 27-28 Kasım günlerini Nizipte geçirdi. 30 Kasımda Antepedöndü. 1 Aralıkta Özdemir Beye şu istekleri kapsayan bir nota gönderdi:

  1. Fransız mandasının tanınması,

  2. Asker ve jandarmanın harp esiri addedilmesi ; silah ve mühimmatın devredilmesi,

  3. İsimleri verilecek muharrik eşhasın teslimi.”

24 saatlik bir mühletle verilenbu notaya şu cevap verildi:

1- Antepi savunanlar Anteplidirler; hariçten gelmiş askeryoktur.

2- Antepe muharrik ve müşevvik diye kimse yoktur; bütünAntepliler bu savunmanın tertipçisi ve tatbikçisidirler.”

Bu yazışmalarla düşman dörtgün oyalandı ve bombardıman hafifledi. Şehir en çok erzaksızlıktan muzdaripti.Yeniden teşkil olunan erzak tespit komisyonları evleri arıyor, mevcut erzaktan sahibineyetecek miktarını bırakıyor, artanını diğer fiyatıyla satın alarak iaşeye sarfediyordu. Erlerin iaşesi yarıya yarıya indirilmişti.

Cephane noksanını telafi içinde bir imalathane kuruldu. Şehirde mevcut usta ve araçlar burada toplandı. Karabaruttan fişek dolduruluyor, patlamayan top mermilerinin dinamitlerinden faydalanılarakbomba yapılıyordu. Fişekhane kısmında şehit çocukları çalıştırılıyor vebunlar iaşe ediliyor; vafilendirilen öğretmenlerle ilkokul eğitim ve öğretimiyaptırılıyordu. Cephane ihtiyacı bu imalathane ile kısmen karşılanmakta ise deerzak sıkıntısı günden güne artıyordu. Tüccar ambarlarındaki üzümler,fıstıklar bittikten sonra acı zerdali çekirdeğinden faydalanıldı. Bunlar günlercesuda bırakılarak tatlandırılıyor, una katılarak ekmek yapılıyordu.

Kolordunun kuşatmayı açmak,şehre erzak ve cephane ulaştırmak için yaptığı teşebbüsler neticesiz kalıyordu.20 Aralıkta Çıksorut ve Hacıbabaya hücum edildi, fakat başarı sağlanamadı. 27Aralık ta şehrin güneyinden Karataş kesiminden düşmana ikinci bir taarruz dahayapıldı. Kurbanbabadaki düşman topları kısmen tahrip ve kısmen iskat edildi isede piyadenin yetersizliği ve muharebedeki güçlük dolayısıyla şehir içikuvvetleriyle işbirliği yapılmaması büyük bir başarıyı engelledi. Ocak ayındanaçlık son haddini bulmuştu. Kadınlar ölmüş beygir etini kapışıyorlardı.Kumandanın ve Heyet-i Merkeziyenin kapıları önünde yüzlerce kadın ve çocuk açızdiye feryat ediyor, inliyordu.

Şehrin ve müdafilerin içindebulunduğu acı durumu Şakir Sabri Yener şu mısralarla dile getiriyordu:

Antep Mahsurlarının son Feryadı

Yer karanlık, gök karanlık; yer demir, gökler bakır;

Lane yok, virane çok, sandık sepetler tamtakır.

Bir gelen yok, bir giden yok; tel çekilmiş çevreye,

Top kurulmuş, çifte nöbetler dikilmiş her yere.

Kar yağar, kurşun yağar; kan fışkırır karlar erir!

Haricin ahvalini ancak güvercinler verir.

Müslümanlar, kurtarın Allah için Allah için!…

Yirmi bin masumu kestirmek boğazlatmak için!

Şehir bütün Ümidini Kolorduya bağlamıştı. Kuvvetlerini biraztoplayan Kolordu yeni bir plan hazırladı. Akçakoyunludan dönecek düşman erzakkafilesine saldıracak, bu kuvveti yok ettikten sonra şehrin güney ve doğusundan hücumederek muhasarayı açacaktı. 18 ocakta yapılan ve ilk hamlede büyük başarı kazananbu harekette piyadenin yetersizliğinde herhangi bir başarı elde edilmedi.

Bu harekattan sonra Kolordumuhasarayı hücumla kaldırmaktan ümidini kesmişti. Özdemir Beye yazdığımektuplarda bir huruç hareketi ile içerdeki kuvvetlerin dışarı çıkmasını tavsiyeediyor ve kolordunun bu hurucu desteklemekten başka bir şey yapamayacağınıbildiriyordu. İçerideki kuvvetler bu harekete hazırlanırken 30 1921 sabahı düşmanşiddetli topçu ateşi himayesinde tanklarla Musullu cephemize taarruz etti. Tanklarsiperlerin önüne kadar dayandı. Kahraman Mustafa Yavuz komutasındaki 3, Bölüksiperlerinden kımıldamıyor ve çelik mermilerle tankları durdurmağa çalışıyordu.Bu mukavemet düşman hücumunu kırdı; tanklardaki mürettebattan birçoklarıyaralandı ve düşman yenilerek geri çekildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.