Salı , Aralık 12 2017
Anasayfa / ANTEP SAVUNMASI / FRANSIZ İŞGALİ VE ERMENİ TAŞKINLIKLARI (Ali Nadi ÜNLER)

FRANSIZ İŞGALİ VE ERMENİ TAŞKINLIKLARI (Ali Nadi ÜNLER)

FRANSIZ İŞGALİ VE ERMENİ TAŞKINLIKLARI (Ali Nadi ÜNLER) resim

        1919 Ekiminin sonunda İngilizler Gaziantepi Fransız işgaline terk ettiler. 29 Ekimde Antep’e gelen Fransız Ermeni alayı komutanı Kolon el Saint Mari İngilizlerden Antep’in idaresini teslim aldı ve 5 Kasım 1919 da hepsi de Ermeni gönüllülerinden kurulu Fransız birlikleri Ermenilerin aşkın ve taşkın gösterileri çiçek yağmurları altında Gaziantep’e girdi Gaziantepliler Fransız işgalini çok kötü görüyor ve Fransızların Adanada yapmış oldukları kıtalleri ve Türk halkına karşı zülüm ve işkenceyi bildiklerinden bu şehirde oynanacak dramı, gözleriyle görüyor bütün varlıkları ile bu işgali protesto ediyorlardı. Ve nitekim Fransızlar şehre girdikleri gün marifetlerin! gösterdiler. Akyol karakolundaki Türk Bayrağı bir Ermeni tercüman eşliğinde bir Fransız subayı tarafından zorla indirtildi, Varlığımızın sembolü olan bayrağımıza karşı irtikâp edilen bu alçakça davranış Türk halkı arasında bomba gibi patladı. Mutasarrıflık, Cemiyet i îslamiye, Belediye bu tutumu şiddetle protesto ettiler. Bu kötü başlangıcı daha kötü davranışlar takip etti. Fransız işgal komutanlığı daire ve müesseselere çekilmekte olan Türk bayrağının indirilerek Fransız bayraklarının çekilmesini istedi.
     Türk polis ve jandarmanın Fransız makamlarına bağlanmaşım talep etti. Hiç bir zaman tatbik edilmeyen bu emirler Türkler üzerinde müthiş etkiler yarattı, Fransızların bu davranışlarına paralel olarak Ermeni askerlerle işbirliği yapan yeri;
Ermeniler de Türk halkına karşı zulme, hakarete, dövüp sövmeye, yalnız buldukları yerde akla gelmedik işkencelerle öldurmeye başladılar. Türkler Ermenilerin çoğunlukta oldukları semtlerde dolaşamaz oldular. Tecavüzler sarkıntılıklar Türk icadın ve kızlarına kadar teşmil edildi.
     Bir akşamüzeri şimdiki Şehit Kamil Okulu önünden geçen bir Türk hanımına sarhoş Fransız erleri sarkıntılık ettiler, Annesine yapılan tecavüzü önlemek için taşla kendilerine saldıran çocuğu da süngüleyerek öldürdüler. Şehit edilen bu çocuk şimdi okulu ismi verilen Mehmet Kamil di. Hadise şehirde bir bomba gibi patladı. Dükkanlar kapandı halk her tarafta toplanmaya bu tecavüze mukabele etmeye hazırlanıyordu.
      Olay şiddetle protesto edildi. Sent Mari, Cemiyeti-i islamiyeye kadar gelerek tarziye verdi, çocuğun babasına tazminat vermek istedi. Fakir fakat tok gönüllü, yüce ruhlu olan Ökkeş ağa bu tazminatı nefretle reddetti. “Benim oğlum öldü milletim intikamım alacaktır, Ben çocıığumu Para ile satamam” cevabım verdi. Bütün bu haksızlıklar, zulümlerin  halk üzerinde yarattığı tepkiler müdafaa i Hukuk Cemiyetinin – ki o zamanlar gizli çalışıyordu, vazifesini kolaylaştırıyor ve giriştiği ihtilal hazırlıklarım hızlandırıyordu,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.