Çarşamba , Ekim 18 2017
Anasayfa / ANTEP SAVUNMASI / Anderya birliklerinin gelişi, Antepin ikinci muhasarası (Ali Nadi ÜNLER)

Anderya birliklerinin gelişi, Antepin ikinci muhasarası (Ali Nadi ÜNLER)

Anderya birliklerinin gelişi, Antepin ikinci muhasarası (Ali Nadi ÜNLER) resim

Savaşınbaşlamasıyla Fransız garnizonu kuşatılmış oldu. Katmadaki tümenden yardım istedi.Akçakoyunluda bulunan Kolonel Anderya Katmadan aldığı takviye ile 5 piyade taburu,75lik iki batarya, 155lik yarım batarya top, iki süvari bölüğü ve yardımcıbirliklerden mürekkep büyük bir kuvvetle 9 Ağustosta Akçakoyunludan Antepehareket etti. 10 ağustosta İrfan Bey komutasındaki milli kuvvetler tarafındanKörkünün kuzey sırtları ve Nafak Boğazı güneyinde karşılandı. Şiddetli birsavaştan sonra milli kuvvetleri dağıtarak şehre girmeğe muvaffak oldu. 11 Ağustostaçevre tepeleri savaşla elde eden düşman saat 11de şehri tamamen kuşatmış oldu.

İrfan Bey komutasında savaşanbirlikler şehir dışında kalmıştı. Şehirde 350 mevcutlu Yıldırım Taburu ilekısmen silahsız 600 semt gönderdiği bir ültimatomla şehrin teslimini istiyordu.Gayet mütehakkimane bir eda ile mutasarrıflığa hitaben yazılan ültimatomda özetleşöyle deniyordu:

1- Sevr Muahedesi Antepi Fransızmandasına bırakmıştır.

2- Mutasarrıf ve Türk memurlar, şehir ileri gelenleri ve millikuvvet komutanları bugün saat 17de Fransız karargahına gelerek arzı mutavaatedeceklerdir.

3- Şehirde bulunan asker, jandarma ve polisler harb esiri olarakFransızlara teslim edileceklerdir.

4- Antep savaşı Fransızlara ve zayiata mal olduğundan 1,5milyon altın lira harb tazminatı ödenecektir.

5- Bu şartlar yerine getirilmediği takdirde büyük çaplıtoplarla yapılacak bombardıman ve cebri hücumlarla şehir tahrip ve zapt edilecek;dökülecek kanlardan, vuku bulacak katliamlardan müdafiler sorumlu tutulacaktır.”

İrfanBeyin hariçte kalması şehri komutansız bırakmıştı. Bu ültimatom geldiği sıradamutasarrıf, Heyet-i Merkeziye ve semt reisleri toplanarak şehre bir kumandanseçiyorlardı. Mütareke sırasında Suriyeden Antepe gelmiş olan, mutasarrıf veheyet-i merkeziyenin itimat ve sevgilerini kazanan Ali Şefik Özdemir Beyi şehirkomutanı seçtiler. Özdemir Bey, asker olmamakla beraber uzun süre Suriyede Türkiyelehine Faysal Hükümeti ile çete savaşları yapmıştı. Aslen Mısır Çerkezlerindenolan bu zat, bu tarihten itibaren şehrin sukutuna kadar büyük bir feragat vefedakarlıkla üzerine aldığı vazifeyi ifaya çalışmış ve Gaziantep savaşıtarihinde layık olduğu yeri almıştır.

1- Antepin Fransız mandasınabırakıldığını bilmiyoruz; Hükümetimizden talimat almak üzere mühletinuzatılması lazımdır.

2-Özyurtlarını savunan Antepliler, sizden zelilane afistemektense siperleri altında kalarak ölmeği şeref sayarlar.

3-Antep halkı, ya vatanlarını kurtarmağa veya bu uğurdaölmeğe azmetmiştir. Antepte taş taş üstünde kaldıkça ve bir tek Antepli sağbulundukça bu şehre katiyen giremeyeceksiniz.”

Bu cevabı alan düşman saat18’de irili ufaklı bütün toplarıyla şehri dövmeğe başladı. Patlayan mermileriçinde şimdiye kadar Antepin görmediği 15,5luk obüsler de vardı. Bu mermilerhiçbir engel tanımıyor, iki katlı taş binaları yerle bir etmeğe kafi geliyordu. Hermermide bir ev yıkılıyor; bir hanüman sönüyordu. Şehir çok feci bir durumalmıştı; her tarafı kesif bir duman kaplamış; taş, tahta, demir parçaları, insanvücutları havada uçuyordu. Açık bir şehre ve masum halkın oturduğu yerlereyöneltilen bu bombardıman 24 saat aralıksız devam etti. Ve ertesi gün gece yarısınadoğru kesildi.

Gece yarısı şiddetli piyadeve makinalı tüfek ateşiyle desteklenen düşman, şehrin güneyinden hücuma geçti.Şehrin her tarafından yetişen milli kuvvetlerle bu taarruz defedildi.

Şehrin durumunu anlatmak vecephane noksanını ikmal etmek üzere harice fedai postalar çıkarıldı. Gece düşmanhatları arasından geçen bu kahramanlar ertesi gün sırtlarıyla 7000 fişekgetirdiler. Muhasara esnasında muhabere bu postalarla ve postaların götürdüğügüvercinlerle yapılıyordu.

Düşman ikinci bir ültimatomlayine teslim isteğinde bulundu. Bu ültimatomda özel bir bağış olarak tazminatisteğinden vazgeçiyor; şehrin teslimine işaret olmak üzere kalenin güney burcunabeyaz bir bayrak çekilmesini istiyordu. Antepliler bu ültimatoma da aynı şekilde veaynı şiddette bir cevap verdiler ve Fransızlariçin Verdün ne idiyse, Antep de bizim için odur. Şehri almak istiyorsanız geliniz,alınız; Türkün ne olduğunu görünüz.”Dediler. Fiili bir cevap olmak üzere de, kalenin güney burcuna büyük bir Türkbayrağı çektiler.

Bu cevap üzerine düşmanbütün hıncıyla şehri tekrar bombardımana başladı. Bir taraftan da uçaklardanbeyannameler atılıyor, halk isyana teşvik ediliyordu. Bombardımanın şiddetinden halkmağaralara, bedestenlere, hanlara ve su yollarına sığınmıştı. Buralarda fazlaizdihamdan, rutubetten, havasızlık ve sefaletten bulaşıcı hastalıklar başgöstermeğe başlamıştı. Şıh Camii Hastanesi yaralı ve hastalara yetmediğindenetrafındaki bütün evler hastane haline konulmuştu. Hastanede değil bu hastalıklarıtedavi edecek ilaç, yaralıları pansuman için oksijen, kanı durduracak tentürdiyot,ameliyatlarda kullanılacak kloroform ve tetanoz serumu bile yoktu. Hastaneningösterdiği lüzum üzerine bu ilaçlar, Fransız kesimindeki Amerikan Hastanesindenistendi. Fransız Komutanlığı kloroforma müsaade etmemiş yalnız tentürdiyot vetetanoz serumu alınabilmişti. Türklerin bu sıkışık durumundan faydalanan ve ozamana kadar siperlerinde tarafsız olan Ermeniler de 15 Ağustosta savaşa katıldılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.